Kerem Teralı

Cinsellik ve cinsel yönlenim, hiç şüphesiz insan davranışının en tartışmalı konularıdır. Homoseksüelliğin kişisel bir tercih olup olmadığı, uzun yıllar boyunca sorgulanmış ama bir türlü yanıtlanamamıştı. 1970’lerde ve 1980’lerde Amerikalıların ezici bir çoğunluğu homoseksüelliğin yetiştirilmeye ve çevreye bağlı geliştiğini düşünürken, %20’den daha azı bir insanın homoseksüel doğduğuna[1] inanıyordu. Genetik, nörobiyoloji ve psikobiyoloji alanlarındaki çalışmaların ışığında bilim insanları bugün bu soruya net bir yanıt verebilmekte, hatta cinsel yönlenimin biyolojik temelini kaba hatlarıyla açıklayabilmektedirler. Bilimsel verilere göre homoseksüellik, aslında insanoğlunun tercihi değil, Doğa Ana’nın tercihidir. Amiyane bir tabirle, “Gey olunmaz, gey doğulur!” denilebilir.

Cinsel yönlenim nedir?

Cinsel yönlenim, kadınlara veya erkeklere duyulan duygusal, fiziksel, cinsel ve romantik ilginin derecesine karşılık gelir ve çoğu zaman cinsel tecrübeyle kendini gösterir. Her ne kadar cinsel yönlenim doğuştan gelen bir örüntüyse de bazen bireyler cinsel yönlenimlerini cinsel hayatlarına yansıtmayabilirler ve kendilerine cinsel yönlenimlerinden bağımsız bir cinsel kimlik oluşturabilirler. Cinsel yönlenim, üç şekilde incelenir: Heteroseksüellik, homoseksüellik ve biseksüellik. Basit bir dille, heteroseksüeller karşı cinse; homoseksüeller hemcinsine; biseksüller ise her iki cinse de ilgi duyar. Bu üç cinsel yönlenim şekli, interseksüellik veya transseksüellik gibi cinsel organların yapı ve işlevindeki veya bireyin cinsiyet kimliğindeki devasa değişiklikler sonucu meydana gelen özel durumlarla karıştırılmamalıdır.

Bireylerin, belli başlı kriterleri (örneğin cinsel fanteziler) göz önüne alarak, geçmişten günümüze uzanan bir zaman çizgisinde kendi cinsel yönlenimini değerlendirdiği anketler doğrultusunda belirlenen ve otoritelerin üzerinde uzlaşı sağladığı rakamlara göre erkeklerin yaklaşık %4’ünün, kadınların ise yaklaşık %2’sinin homoseksüel olduğu tahmin edilmektedir. Erkeklerde görülen homoseksüellik (geylik), kadınlarda görülenden (lezbiyenlik) daha yaygın olduğundan ve güvenilir biyolojik verilerin büyük bir kısmı geyleri yansıttığından bu makalede homoseksüellik geyler üzerinden ele alınacaktır.

Cinsel yönlenim nasıl belirlenir?

Heteroseksüel ve homoseksüel bireyler arasında fark edilebilir düzeyde anatomik veya fizyolojik farklılıklar olmadığı bilinmektedir. O halde bir bireyin karşı cinse veya hemcinsine duyduğu ilginin belirleyicisi aranırken, o bireyin davranışlarını yöneten organa, yani beyne, bakılması esastır. Biriken biyolojik verilerin buluştuğu ortak bir payda varsa, o da gey erkeklerin beyinlerinin doğum öncesi dönemde heteroseksüel erkeklerin beyinlerinin geçtiği cinsel farklılaşma sürecine benzemeyen bir süreçten geçtiğidir. Beynin cinsel farklılaşması, hamileliğin ikinci yarısında başlar ve insanoğlunun “kadınsı” (feminen) veya “erkeksi” (maskulen) özellikler kazanması için gereklidir. “Kadınsı” özelliklere örnek olarak akıcı konuşabilme; “erkeksi” özelliklere örnek olarak da zihinde bir nesneyi döndürebilme verilebilir. Gey erkeklerin beyinleri, heteroseksüel erkeklerin beyinlerinin aksine, bir dereceye kadar kadınsılaşmıştır. Bu makalede “kadınsı” ve “erkeksi” özelliklerden bahsedildiği zaman bunların, sırasıyla, yalnızca kadına ve yalnızca erkeğe atfedilen davranış biçimlerini ifade ettiğini bilmek ve iki biyolojik cins arasındaki temel farkları ayırt etmede kolaylık sağlaması amacıyla kullanıldığını anlamak oldukça önemlidir.

Henüz anne rahmindeki bir erkek bebeğin beyninin “kadınsı” yönde farklılaşmasına ve buna bağlı olarak gey bir bireyin dünyaya gelmesine sebep olan etkenler, üç ana başlık altında irdelenebilir: Genler, hormonlar ve doğum sırası. Geyliğin genetik kökeni ile ilgili bilinenlerin pek çoğu, ikizler üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde gün yüzüne çıkmıştır. Tamamen aynı genetik malzemeye sahip tek yumurta ikizlerinden birinin gey olması halinde, diğerinin gey olma ihtimali %50’nin üzerindedir. Daha ileri genetik analizler, anneden kalıtılan X kromozomunun üzerinde bir “gey” genin varlığına işaret etmektedir. İnsan gibi karmaşık bir canlıda homoseksüelliğin bir değil, birden fazla gen üzerinde taşınmasını beklemek yanlış olmaz. Bu genlerin saptanması ve ne işe yaradıklarının bulunması cinsel yönlenimin biyolojisini açıklamada önemli bir adım olacaktır. Geyliğin altında yatan diğer bir etken de doğum öncesi dönemde bebeğin cinsel organından salgılanan ve beyni uyararak beynin “erkeksi” yönde farklılaşmasını tetikleyen hormonlardır. Bu hormonların eksikliği ve/veya beyni yeteri kadar uyaramaması, bebeğin beyninin “kadınsı” yönde farklılaşmasına neden olur. Bu noktada “gey” genler ve erkeklik hormonları arasında bir bağlantı kurmak faydalı olabilir. Belki de “gey” genler, gerçekte beynin erkeklik hormonlarını almasına mani olan “bozuk” alıcıları kodlayan genlerdir. Bebeğin cinsel organından salgılanan erkeklik hormonlarının yanı sıra, annenin kanında dolaşan “yetişkin” hormonlar da bebeğin gey olarak dünyaya gelmesinde bir rol oynuyor olabilir. Bir teoriye göre annenin hamilelik döneminde yaşadığı stres, “yetişkin” hormonların seviyelerinde dalgalanmalara sebep olarak bebeğin gey doğma ihtimalini yükseltmektedir. Geyliğe zemin hazırlayan üçüncü ve son etken ise doğum sırasıdır. Erkek bebekler, babadan kalıtılan ve anneye yabancı olan Y kromozomuna ev sahipliği yapar. Annenin bağışıklık sistemi, erkek bebeği bir tehdit olarak algılar ve bebekle savaşmak için “erkeklik karşıtı” antikorlar üretir. Anne ne kadar sayıda erkek bebek dünyaya getirirse, vücuttaki “erkeklik karşıtı” antikor miktarı da o kadar artar ve biriken antikorlar bebeğin gey doğma ihtimalini yükseltir.

Doğada homoseksüellik

Hâlihazırda yaklaşık 500 kuş ve memeli türünde homoseksüel etkinlik gözlenmiş olsa da bazı bilim insanları bu sayının bin 500’ü bulabileceğini iddia etmektedirler. Kendi hemcinsiyle çiftleşen hayvanlar arasında penguenler, katil balinalar, sıçanlar, aslanlar, inekler ve maymunlar sayılabilir. Anaerkil bir toplum düzenini benimsemiş olan ve evrimsel bağlamda insanların en yakın akrabası sayılan Bonobo şempanzelerinin, toplum içindeki gerilimi azaltmak ve toplumsal bağları kuvvetlendirmek için kendi hemcinsleriyle homoseksüel etkinlikte bulundukları bilinmektedir. Bonobo’lar, doğada cinselliğin üreme dışında başka amaçlara da hizmet edebileceğinin canlı kanıtıdır. Yine de insanlar ve (diğer) hayvanlar arasında benzeşim kurarken dikkatli olmak gerekir.

Bitirirken…

Bu makalenin giriş bölümünde bahsedilen anketin güncellenmiş bir yorumuna bakıldığı zaman Amerikalıların bugün neredeyse %40’ının bir bireyin gey doğduğuna inandığı görülmektedir. Gey doğulduğuna inananların oranındaki bu artış, doğru bilgilenme ve bilgilendirmenin önemini ortaya koyar. Cinsel yönlenimin biyolojik esaslarını açıklayan bilgi yığını içinde akılda tutulması gereken en can alıcı nokta, cinsel yönlenimin patolojik bir durum değil, tıpkı ten rengi gibi doğal bir çeşitlilik olduğudur. Her ne kadar yeryüzünde heteroseksüeller sayıca baskınsa da, homoseksüellik de heteroseksüellik gibi cinsel yönlenim şekillerinden biridir ve bu makalede cevabı aranan “Bu kadın veya erkek neden homoseksüel?” sorusu aslında “Bu kadın veya erkek neden heteroseksüel?” sorusuyla eşdeğerdir.

Gaile Dergisi, 22 Mayıs 2011.


[1] Born Gay: The Psychobiology of Sex Orientation, Glenn Wilson & Qazi Rahman, London, 2005.

About shortbusmovement

SHORTBUS MOVEMENT is a civil society initiative consists of Human Rights activists whose roles and positions change during each activity. SHORTBUS is a team of dedicated volunteer individuals who believe that all people are equal, irrespective of sexual orientation, gender identity, sex or any other status. The group’s center is located in northern part of Cyprus and they aimed to support all the individual or organizational activities of Lesbian, Gay, Bisexual, Trans and Intersex (LGBTI) people of Turkish Community of Cyprus.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s